Önce Sabır Sonra BLW

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konu olur kendileri; tanıştırayım BLW. Açılımı Baby Led Weaning olup, Türkçe’ye Bebek Liderliğinde Beslenme şeklinde girmiş olan bir terim. BLW, bebeğin ilk 1 yıl temel besin maddesinin anne sütü/formül süt/mama olduğunu, ayına uygun diğer besin maddelerini ise buna ek olarak kabul eden ek gıdaya geçiş yöntemidir. BLW bebeğin ek gıdayla tanışmasını, kendi kendine yemeyi öğrenmesini ve bu süreçte kademeli olarak sütten kesilmesini amaçlar. Bebeğin el-kol koordinasyonunun, ince motor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunduğu gibi, bebeğin yediği şeyleri de keşfetmesine yardımcı olur. Ve ayrıca çiğneme becerilerini de geliştirerek katı ya da büyük besinlerin daha kolay yenilmesini sağlar. Klasik beslenmede bebekler püre kıvamındaki besinleri çiğnemeden yutmayı öğrendikleri için, ileri ki dönemde pütürlü gıdalara alışmakta zorlanabilirler. BLW yöntemi buna engel olur. Bunlar benim BLW TÜRKİYE grubundan öğrendiklerim. Buraya kadar her şey tamamsa giriyorum artık.

***

Bebeği ek gıdaya geçecek olup, BLW yöntemini tercih edecek olan ailelere ve halihazırda bu yöntemi uygulamaya başlamışlara ilk tavsiyem şu: SABIR. Çok sabır. Daha çok sabır. Zira bu iş öyle sanıldığı gibi “Koy önüne yesin” değil. “Çocuk keşfede keşfede yerse, yer” hiç değil. Yemeyeceği zaman yemez çünkü. Canı istemez yemez, uykusunu alamamıştır yemez, kakası vardır yapamıyordur yemez, yemeği beğenmemiştir yemez, odadaki oyuncak arabada aklı kalmıştır yemez, diş çıkarıyordur yemez, atak geçiriyordur yemez, sıcak yemek sevmiyordur yemez, haşlamayı beğenmemiştir yemez, emmek istiyordur yemez, annesinin gözünün üstünde kaşı vardır yemez yani. Önce bir sabır.

Ya da yer. Ama nasıl yer? Sanmayın ki ağzının burnunun altında olduğundan haberi olmayan bebeğinizin, önündekilerin yenecek şeyler olduğunu bilmesini. Ama siz bebeğinizin, ağzının burnunun altında olduğunu bildiğini de sanıyorduysanız başlasın sörvayvır. Saçların arasından bulgur, kulak arkalarından peynir toplamaya hazır olun. Yoğurdun şampuan olmasına, zeytinin yüz maskesi olmasına da. Sarımsaklı elini gözüne süren bebekceğizin ciyak ciyak ağlayıp ondan sonraki 3 öğün yine yemek yemek istemeyişine de. Hazırsanız hemen başlayın. Gidin tel süzgece parmak şeklinde kesilmiş olan havuçları koyun ve 8 dakika buharda pişirin, ben bekliyorum. Değilseniz devam ediyorum.

Benim 6 aylık BLW tecrübem var ve 6 ay demek ühhüüüü çok demek. Yalnız dikkat ettiyseniz “benim” dedim. Çünkü Alya Mina daha çok küçük, o ne anlar BLW’den. Şimdi bu 6 ayda bitmek üzere olduğu için -di’li geçmiş zaman kullanacağım. Sonuçta yenisine ayıp olmasın, geldi gelecek. Her neyse bu altı ay, önceki 6 aya göre hem daha zor hem daha kolay oldu benim için. Yine “benim” diyorum çünkü Sevgili Akın’cığım gündüzleri evde olmadığından ve emzirebilen bir anne olduğumdan, memeler de bende olduğu için, bu iş genellikle beni bağlıyordu.

Zor oldu diyorum, çünkü günümün büyük çoğunluğu mutfakta geçiyordu. Kalan zamanlarda banyoda. Bu konuyu abartmıyorum, 8. aydan 10. aya kadar tam olarak böyleydi. 10. aydan sonra artık genellikle yemek formunda yediği için, iki üç günlük yemek yapıp dolaba da koymaya başlayınca biraz rahatladım. Hem Alya Mina’da kendini daha az kirletmeye başladı 10. aydan sonra. O daha da bir rahatlık. Daha az kirletmeye başladı demem bana göre az, çünkü ben ona ilk başlarda günde 3 kere banyo yaptırdığımı bildiğim için daha az kirli geliyordu benim gözüme. Ama yanımızda olup da Alya Mina’yı o halde görenlerin, onun kendini az kirletiyor olduğunu düşündüklerini sanmıyorum. Artık siz düşünün oralarını. Yavru kuşumu temizleyip yer silmekten iflahım kesiliyordu, eğil, kalk, topla, yıka, süpür, sil, indir, kaldır, eğil, kalk… Tam mutfağı temizleyip, başka işlere yelken açacağım zaman ya ara öğün vakti geliyordu ya da bir daha yemek zamanı. Haydaa dön başa. Gidiyordum bakıyordum, yıkayıp astığım naylon önlük bile daha kurumamış oluyordu mesela, yuh.

Kolay oldu da diyorum, çünkü dışarıda gezerken acıktığı zaman elim ayağıma dolaşmadan çare üretebilme potansiyeline kavuşmuş olmuştum. Bu potansiyel bazen bir pankek, bazen de önceki günden yaptığım çubuk kraker olabiliyordu. Her zaman değil, arada bunlar için uğraş verip, gözle görülür elle tutulur bir şeyler çıkarabiliyordum ortaya. Bunlar onu bir saat kadar tutabiliyordu. Ve bir saatin çok önemli bir süre zarfı olduğunu bütün anneler bilir neticede.

***

Evde ya da dışarıda iyi kötü bir şekilde oluyor bu işler de, misafir olarak gidilen başka bir evde tam bir aksiyon gerilim filmine dönüşüveriyor. Tamam çocuk kendine güvenli yetişsin, keşfetsin, öğrensin de ben ne olacağım, ben? Perişanlık resmen. Evde o yoğurda batırılmış kaşığı duvarlara sürüp sürüp saçlarına bulaştırırken, yoğurt bardağını kucağına devirip sonra hoop diye halıya atarken ben gayet sakin bir şekilde yanında yemek yiyebiliyordum. Acele etmeden doyana kadar yiyor, öyle kalkıp işime bakıyordum hatta. Önce doyayım diyordum, en doğru kararı veriyordum. Ama başka yerlerde bu böyle olmuyor elbette. Bir yaşına basmamış olmasından aldığım güvenle ya çocuğu aç bırakıyor bir şey vermiyordum. Ya da özellikle yemek yemek olayını anladığından beri onu da yemeğe dahil etmeye çalışıyor, favori aperatiflerimden yanımda götürüp 5-10 dakika ama genelde 5 dakika kadar oyalanmasına izin veriyordum. 5 dakikadan sonra dikkati dağılmaya başladığı için masada olması tehlike arz edebiliyordu. Örtüyü çekmeler, bardaklara uzanmalar neler neler. Kendi evimizde özene özene yaptığım köfteleri hiç ağzına sürmeden mıncık mıncık edip attığında sükunetle karşılayan ben aynı davranışı başka evlerde gösterme cesaretinden oldukça yoksundum. Mesela favori aperatifim kuru üzümdür ve halılara düştüğünde üzerine basılmadığı sürece gayet temiz son bulan bir ara öğün tercihidir bana göre. Ama onda bile sanki bebek anlıyor gibi, ev sahibine karşı ilgisiz anne imajımı yıkmak için “Kaşık yere atılmaz anneciğim”, “Tabaklar üzüm koymak içindir kızım”, “Doydun değil mi bebeğim” gibi sanki ben öyle dediğimde yavrucuğum onları yapmaktan vazgeçecekmiş gibi söylemlerde bulunuyordum ki, ev sahibi peşimden “Umursamaz” demesin diye. Güzel taktik. Nedense kendi kendine yemek yemesine izin verilen bebeklerin anneleri, baba zaten bu konularda diskalifiye malum, ilgisiz oluyor klasik beslenme şeklini benimsemiş kişiler tarafından. Anne rahat yemek yemek için BLW tercih etmiş sanıyorlar. Ah gözlerini yediklerim, bebeğe iki üç kaşık yedirip sonradan rahat rahat yemek yemek varken, manyak mıyız biz yemekten sonra dakikalarca sağdan soldan yemek artığı topluyoruz? Bence bilmiyorum. Bu konu tartışılır. Onlar öyle sanmaya devam edebilirler. Geçiyorum.

***

Sabır tavsiyemden başka tavsiyelerim de var elbette.

Mama sandalyesi BLW için de şart değil ama olması daha bir kolaylık olur. Tercihen temizlemesi kolay, İkea’nın Antilop modeli ya da başka markaların benzer modelleri bence ideal. Ben mama sandalyesi olduğunu düşünmediğim yerlere giderken yanımda örtü götürüyorum. Alya Mina’yı sandalyeye oturtturup örtüyü kollarının altından geçirerek arkadan bağlıyorum. Hem döktükleri de kucağında birikmiş oluyor, ben buna iki kuş vurma diyorum. Biliyorum çok yaratıcıyım. Attıkları için henüz bir çözüm üretememiş olmamın yaratıcılığıma gölge düşürmesine de izin veremem.

Önlük kullanımı da çoğu zaman gerekli bence. Bizde her türlüsü var ama benim memnun olup tavsiye edebileceğim İkea’nın su geçirmez uzun kollu etkinlik önlüğü. (Aynı tarzda başka markalarda da önlükler mevcut) Silikon ve kolsuz olanlarını sadece tadım günlerinde kullanabildim ama belki bundan sonra yani Alya Mina büyüdükçe de kullanabilirim, bilemiyorum. Tahmin edilebilir bir süreç değil çünkü. Tam oldu diyorsun heh öğrendi, bir atak geliyor, yiyecekler uçak oluyor, bardaklar tren. Hiç belli olmuyor.

Mama sandalyesinin altına örtü ya da muşamba sermeyi denedim. Ama onların temizliği bana daha zor geldiği için ben mutfaktaki halıyı mama sandalyesinin altından komple kaldırıp radikal çözüm buldum kendime göre. Direkt parkeyle muhatap oluyorum.

Ek gıdaya geçiş hevesiyle bir sürü tabak, bardak, çatal aldım Alya Mina için. Silikon, BPA içermeyen plastik, bölmeli tabak, kavramaya uygun kaşık, ilk çatalım, bilmem neyim, aldım da aldım. Hiçbirini kullanmıyorum. Tecrübedir, tavsiye ediyorum siz de almayın. Plastik tabakları hafif olduğu için kaldırıp atabiliyor ama kendi kullandığımız cam servis tabaklarına çok sık o şekilde çirkin davranışlarda bulunmuyor. Daha nadir, daha tolere edilebilir düzeyde yapıyor yapacaksa da. Hem renkli olmadığı için dikkati tabaktan çok yemekte oluyor. Camın kalın cam olmasına dikkat edin yalnız. Çatalı ve kaşığı ortalama zaten 1 yaş sonrası kullanabiliyor bebekler. Tatlı çatalı ve kaşığı da olur bence. Bardakta da aynı şekilde özellik aramaya gerek yok, kendi kullandığınız çay bardakları ve türk kahvesi fincanları olur.

***

BLW ile ilgili kafamı en çok karıştıran konu ise sulu yemek olayı. Bunu da yaşayıp göreceğiz ama bazen sanki hiç sulu yemek yiyemeyecekmiş ekmek çocuğu olacakmış gibi düşünüyorum. Yanlış bir düşünce olduğunu da okuyorum sürekli ama yaşamadan bilemeyeceğiz ki.

***

Son olarak da, sabır sabır sabır dedim ama o baya bir taşma raddesine geliyor ve geldiği gibi de taşıyor. Hatta itiraf edeyim, Alya Mina’nın boyunun-kilosunun-kan değerlerinin persentil değerlerinin içinde oluşuna güvenip, yemek faslını atladığım çok oldu. Sonuçta henüz bir yaşına da girmemişti ve bazen herkes öğün atlayabiliyor en nihayetinde.

***

Not: İlk bir yıl tuz ve işlenmiş şeker yasak. 

  1. Ne guzel bir kpnuya deginmissin bende 25 ve 10 aylik iki kiz annesiyim bende blw ile bu yola baslayanlardanim pure bulamac hic vermedim 25 aylik kizim su an kendi yemegini kendi yiyor masallahinizi alirim yemek secme huyu yok ne versen yer 😉
    Tabi baslarda aynen dedigin gibi cok dokuyorlar saciyorlar ve ben ozamanlar 2. Kizima hamileydim nasil bir sabir varsa bende hayret ediyorum o koca gobekle nasil yer sildim nasil yikadim hergun o cocugu bilmiyorum
    18.aydan once kasik ve catal isini unut kullanamiyolar bende cok okudum yok 1 yasinda kullaniyolar falan filan hocte ole degil 17 18de basliyorlar ve o zamanlar daha az dokmeler oluyor
    Tabi cevre cok onemli bi etken herkez sana beceriksiz gozuyle bakiyor bi yemek yapip veremiuo cocugada eline veriyo gibi dusunuyolar ama sonrasini gorunce eminimki onlarda utaniyodur
    Benim kizim 1.5 yasina kadar sulu yemekleri yogurt dahil corba ne bilim sulu hic biseyi yemedi tiksiniyodu bu geneldede bole oluyomus 1.5 yasindan sonra kasik kullanimina gecince yemeye basladi bunlari
    En guzelide iste nerde biliyomusun sen rahatca yemegini yiyorsun doydum diyor kalkiyor masadan
    2ci kizimla simdi yola devam ediyoruz doke saca allah sonumuzu hayir etsin mubaregin saclarida uzun yogurtla corbayla maske yapiyo

    1. Öncelikle maşallah. 🙂 Umarım bizim içinde ilerleyen zamanlar daha güzel olur dediğiniz gibi. Sulu yemek konusu gerçekten tam bir soru işareti kafamda ama sizin gibi olumlu sonuç alanların olduğunu bilmek su serpiyor içime. 6 ay bitti iyi kötü bakalım. Bundan sonrasına Allah kerim. Teşekkür ederim yorumunuz için, sevgiler.

      1. He bide unuttum soyliyeyimde icimde kalmasin 🙂
        Ozellikle 1 yas civari cevredeki bos konusan insanlar kucucuk bebegin kendi kendine yemek yemesine takilmiyorda elle yemesine laf ediyolar verin cevaplarini 🙂
        Sulu yemek mesela tabi 1 yas civari daha elle tutulur seyler daha iyi oluyor hani tutupta ispanak yemegi veremiyorsun bol bol firin yemekleri ise yariyor taneli seyler kurufasulye nohut sebzeli mucverler tavuk kofte ayy blw ruhum kabardi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir